KAHVEYE HUBUBAT KARIŞTIRAN LANETLENMİŞ KAHVECİLER



Osmanlı topraklarıyla tanışmasından Üçüncü Selim devrine kadar Osmanlı insanının karakteristik özelliği haline gelen kahve haliyle çok yaygın ve ticareti de bir o kadar karlı bir ürün. Nizam-ı Cedid düzenlemeleri esnasında kahve üretim ve pazarlamasına da el atılmış. Zira o devirde kahvenin kendisi yerine ona benzer ne gibi hububatlar varsa onları öğütüp millete kahve yerine içiriyorlarmış. Zaten kârlı bir iş yapmalarına rağmen kâr üstüne kâr etmek ve bunu milletin aleyhine gerçekleştirmek isteyenler her devirde mevcut demek ki… Tüketicinin gerçek kahveyi içebilmesi için derli toplu bir nizamname hazırlanmış. Bunun gerekçe kısmından bir bölümü sizlere sunuyorum.

SADELEŞTİRME:

Bugünlerde insanların içmeyi alışkanlık haline getirdikleri ihtiyaçlarından olup, sokaklarda ve pazarda kahve diye alım-satımı yapılanların çoğu kahvenin kendisi olmayıp, kahve özelliği gösteren hububat ile karıştırılarak döğülen bir üründür. (Döğme yerine artık “çekilme” tabiri kullanılıyor. Sınırlı üretilen dibek kahvesi için “döğülme” tabiri geçerlidir). Tahmis memurlarının rüşvet almaya meyilli olması kahve üretimine hile karışmasına sebep olmaktadır. Bundan sonra ona benzer lanetli işlerin meydana gelmemesi ve Allah’ın dilediği zamana kadar kanun olmak üzere bir kurala bağlanması gerekmektedir. Gümrük Emini ve kahve tüccarlarının söz anlar, sadık ve iş bilir olanlarından lazım gelenleri çağırarak bundan sonra tahmisde döğülen kahveye hububat cinsinden bir şey karıştırılmamak ve saf kahvenin ibadullaha satılmasını sağlamak için nasıl bir düzenleme gerekiyorsa araştırma ve müzakeresini yapıp bildiriniz.

METİN:

Suret-i Nizam-ı Kahve
El-haletü hazihi ibadullahın şürb u istimalini itiyat ettikleri havayic-i mahsusalarından olup esvak u pazarda bey u füruht olunan kahvelerin ekseri aynı kahve olmayıp ahar kahve tabiatında olan hububat ile memzucen meshuk idüğü ve bu keyfiyet tahmis ümenasının irtikab-ı tam' u habasete irae-i ruhsatlarından neşet eylediği muhakkak olmaktan naşi fi-ma-bad o misillü mel'anet vücuda gelmeyecek ve ila maşallahi teala düsturü'l-amel tutulacak veçhile bu hususun taht-ı rabıtaya idhali lazımeden olmağla gümrük emini ve kahve tüccarının söz anlar ve kâr-güzâr ve sadık olanlarından lazım gelenleri celb ve fi-ma-bad tahmisde sahk olunan kahveye ahar cins hububat mezc olunmayarak aynı kahve sahk ve ibadullaha füruht olunması ne makule nizam ve ihtimama menuttur ve hilaf-ı hareket vuku'ında mütecasir olanların icra-yı tedipleri nizam-ı mezkurun devam ve istikrarı ne misillü rabıtaya bend ve tevsika merbuttur. Müzakere ve keyfiyeti etrafıyla bade't-tahkik suret-i nizamı ber-vech-i izah…



Yorumlar