Kayıtlar

Temmuz, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TÜRK ARŞİV TARİHİ’NİN EN ESKİ FOTOĞRAFI

Resim

RÜYET-İ HİLAL İLAMI

Resim
Sinan ÇULUK
KKTC Milli Arşivi’nden 100 yıllık bir belge. Osmanlının son devrinde Kıbrıs adası her ne kadar elimizden çıksa da Kıbrıs Türkleri kendi hukukları çerçevesinde muamelatını tatbika devam ediyordu. Ramazan’ın geldiğinin ilanı da eski usul rüyet-i hilal çerçevesinde icra ediliyordu. Buna dair mükemmel bir örnek belge ilamını sunuyorum. 

Kıbrıs’ın el-Ezher mezunu saygın din adamı Mehmed Ziyai Efendi’nin bu ilamında 1914 senesi Ramazan’ının hangi gün başladığı karara bağlanıyor.

Belge Metni:

Ramazan sene 1332 gurresinin sübûtunu havi ilam

24 Temmuz 1914 – 1 Ramazan 1332

Hukukullah-ı hasebede sebk-ı da‘vâ şart olmadığına binaen Leymosun kasabası ahalisinden udûl-ı ahrâr-ı ricâl-i Müslimîn’den Mehemmed Beğ bin Süleyman Ağa ve Hasan Efendi bin Tahir Ağa ve Ali Beğ bin Muhammedî Baba ve Mustafa bin Salih li-ecli’ş-şehâde Meclis-i Şer’a hazirûn olup istişhâd olunduklarında fi’l-hakika işbu bin üç yüz otuz iki senesi Şabanü’l-Muazzam’ının selhi olan Pençşenbih günü akşamı Cuma gecesi ba’de’…

MEHMED SAİD GALİB İÇİN RÜYADA DÜŞÜLEN TARİH

Resim
Sinan ÇULUK
Rüya ve ebced hesabının biraraya gelmesi ile kurulan fantezilerin müşahhas bir belgesi. (H.1229, M.1813-14)e tarihlenen bu belgenin adı bilinmeyen yazarı o tarihlerde henüz sadrazam olmamış Mehmed Said Galip Efendi'nin adının ebced değerini rüyada hesaplamış ve 1269 olarak bulmuş. Ne yapsın zavallı, 1229 yılının Said Galib Efendi'ye sadrazamlık yılı olacağını müjdelemek isterken 40 yıl sonrasına dair bir tarihi rüyasında görmüş. Nasıl tevil etmeli ki Said Galib Efendi'nin sadrazamlığıyla ilişkilendirebilsin. O da rüyada karşısına çıkan pir'den bu tarihin sadrazamlık müddeti olacağını öğreniyor ve müjdeyi verirken de kendini ihmal etmemesini, elden geldiği kadar gönül almasını öğütlüyor. Gerçekte de Mehmed Said Galib Paşa sadaret makamına geldi ancak 9 ay kalabildi. Yılmaz Öztuna Türkiye'nin çok partili siyasi hayatının ilk başına onu koyar. Bence de doğru tarafları olan bir yaklaşımdır.

Belge Metni;

Azizim
İşbu gece bir tarih içün istihare eyledim. Ma’nâda …

MİRACİYE DAVETİYESİ

Resim
Sinan ÇULUK
Tasavvuf tarihimiz için nadir bir belge neşrediyorum. Galata Mevlevihanesi Şeyhi Ruhi Efendi’nin Galata Mevlevihanesi’nde okunacak “Miraciye” için ismini tespit edemediğimiz bir zata gönderdiği davetiyedir.

Belge Metni:

Atufetlü re’fetlü cemilü’ş-şiyem sultanım hazretleri

Ba’de’d-dua inha-kerde-i dervişânemizdir ki;
İnşaallahürrahman işbu ikad-ı kanadil ferdası günü dergâh-ı Hazret-i Mevlana’da menkabe-i Miracu’n-Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kıraet olunması musammem olmağla hassaten teşrif buyurmanız müsted’âdır.

el-Fakîr Şeyh Ruhi-i
Mevlevî be-Dergâh-ı
Galata
Hâlâ


SEYAHATÜ’L-KÜBRA

Resim
Sinan ÇULUK


Eğirdirli Karçınzade Şüleyman Şükrü Türk dünyasının seyahatname sahibi seyyahları içinde en fazla yer gezen şahsiyetidir. Evliya Çelebi’yi dahi geçmiştir. 600 sayfalık Seyahatü’l-Kübra ismini verdiği seyahatnamesini 1907’de Petersburg’da yine bir seyyah olan Abdürreşid İbrahim’in matbaasında bastırmıştır.

Hayli maceralı hayatını epeyce araştırdım, derli toplu bir monografi olacakken vefat yeri ve tarihini tespit edemediğimden, buluncaya kadar bıraktım. Eserinde, emperyalizmin Türk ve İslam Dünyası’nı nasıl tahrip ettiğini gözlemlerine dayanarak ayrıntılı ve doğru bir şekilde tasvir etmektedir. Günümüzde bile Mısır, Hindistan ve Çin üzerine burada olduğu kadar gerçekçi analizler yapılmamaktadır.

Türkiye’de nadir olan bu eserin İSAM’da bulunan nüshasının 17-18 sayfasının yırtıkları bantla yapıştırıldığından dijitalde okunamaz durumdadır. TBMM kütüphanesinde bulunan nüshası sağlamdır. Eğirdir Belediyesi’nin Salih ŞAPÇI’nın sadeleştirmesinden yayınladığı eser emek mahsulüdür anca…

İSTANBUL’UN MEDRESELİ EYLEMCİLERİ

Resim
Sinan ÇULUK

Günümüzde eylem adına kamu malına verilen zararlar eylemcileri halktan uzaklaştırmaktadır. Esnafın camını çerçevesini indiren günümüzün eylemcileri benim nazarımda hiçbir geleneğin temsilcisi olmayan, halktan uzak, vandalca duygularının esiri olmuş kimliksizlerdir. Bilinçli olarak bu eylemleri gerçekleştirenler de provokatörlerdir. Bu toprakların öğrenci eylemlerinin eski örneklerinden birinde buna dair bazı ifadelere rastladım. Dikkatinize sunuyorum.

1877 senesinde İstanbul’un medreseli öğrencileri, Midhat Paşa ve Hüseyin Avni Paşa’nın eli olduğu iddia edilen bir eylemde buluştular. Fatih, Süleymaniye ve Beyazıt Medreseleri başta olmak üzere medreseli talebeler, Babıâli hükümetinin Hristiyanlara karşı tavizkâr politika yürüttüğü iddiası ile ayaklanmışlardı. Binlerce öğrenci ve sivil vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen bu eylemler Sultan Abdülaziz ve o günkü hükümeti epeyce ürkütmüştür. Mahmud Celaleddin Paşa’nın “Mirat-i Hakikat” adlı eserinin 92. sayfasında bu eylem…