Kayıtlar

Şubat, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ŞEYH SAMUEL KİMDİR?

Resim

AVDETİ TAİFESİNDEN İSTANBUL ÇORAPÇILARI

Resim
Sinan ÇULUK

Yoğunlukla İstanbul'da yaşayan Selanikli-Dönme-Sabetayist adlarıyla bilinen grubun daha çok 1924 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Anlaşması ile Türkiye’ye geldiklerine inanılır. Oysa 1250 tarihli belgede de açıkça görüldüğü üzere bunlar İstanbul’da sayıca gayet fazla ve çorap ticaretiyle meşgul insanlardı. Öyle ki Selanik’ten asker toplanmasında bile İstanbul’a yerleşenler yüzünden zorluklar yaşanıyordu.Üstelik Bülbülderesi mezarlığında gömülü Selanikli Motoş Efendizade Ali Ağa da İstanbul Çorapçılar Kethüdası’ydı.






AMASYA'DA GÜRCÜ HEFTADİ BEY'E KARŞI HALKIN İSYANI

Resim
Sinan ÇULUK
Hüseyin Hüsameddin Bey'in Amasya Tarihi'nden İktibas:

MİRABO (MİRABEAU) MUKALLİDİ ŞEMSEDDİN SAMİ

Resim
Sinan ÇULUK
ARNAVUTLUK DEVLETİ ŞEMSEDDİN SAMİ’NİN MEZARININ ARNAVUTLUK’A NAKLEDİLMESİNİ TALEP ETMİŞ

Şemseddin Sami'yi tanıyor muyuz? Türk diline, kültürüne ansiklopedi ve sözlükleriyle yaptığı katkıları dolayısıyla hayırlı bir Osmanlı olarak tanıyoruz. Ancak hakkında öyle iddialar var ki yabana atılamaz. Arnavut milliyetçiliğinin önde gelenlerinden biri olduğu her zaman söylene geldi. II. Abdülhamid 12 sene boyunca Erenköy’deki konağından dışarı adım atmasına izin vermedi. Bu sayede hem bize hem de Sultan Hamid’e hulus çakmak için Kamus kelimesi ile başlayan eserlerini yazdı. Bu arada Arnavut milliyetçiliğini körükleyen eserlerini el altından Avrupa’da bastırıp yayıyordu. Türklere başka, hemcinsine başka konuşuyordu. Hala bu hastalığımız sürüyor. Herkese inanıyoruz. Biraz saf milletiz galiba.

Bir şahidin ağzından bu adamı tasvir eden satırları sunuyorum…

«-Sami ve Naim beylerin bu suretle terakki ettiklerine memnun oldum. Abdül Bey de elbette bunların terakkileriyle müftehirdir. Ben S…

GEÇİNEBİLMEK İÇİN MEZAR UYDURUP TEKKE KURAN NİTELİKLİ DOLANDIRICI MEHMED SAİD

Resim
Sinan ÇULUK
Hırka-i Şerif camii yakınlarında Abbas Baba isminde bir şehidi rüyasında gördüğünü iddia ederek üzerine türbe yaptırıp evini Nakşibendi Tekkesi haline getiren Mehmed Said’in hikayesi.
Kocamustafapaşa Sümbül Efendi tekkesinin şeyhi ve o zamanların hayli muteber mutasavvıfı Razi Efendi bu zatı soruşturmaya gönderiliyor. Mehmed Said Efendi’ye öncelikle “hangi tarikatin şeyhinden tarikat icazetin var sorusunu yöneltiyor. Nakşibendi tarikatinden olduğunu ve mezarda yatanın da Abbas Baba olduğu cevabını alıyor. Meğer rüyasında oradaki mezarda yattığını söylemiş. Mehmed Said Efendi arkası güçlü ve ikna edici bir adam olmalı ki Evkaf Nezareti bu hayali kabire pencere ve parmaklıklar yaptırarak türbe haline getirmiş. Buna rağmen gerçek bir tarikat erbabı olan Razi Efendi’ye bu sahte tekkesini tasdik ettirememiş. Razi Efendi, Mehmed Said’in hiçbir tarikatten icazeti olmadan şeyhlik sürdüğünü ve bu faaliyetleri evinin Hırka-i Şerif’e yakınlığından dolayı gelen ziyaretçiler sayesinde …

ABDÜLHAK HAMİD'İN BİR MEKTUBU - ARAP HARFLİ TÜRK ELİFBASINI ISLAH ÇALIŞMALARINDAN BİR ÖRNEK

Resim
Sinan ÇULUK




Osmanlının son devirlerinde alfabe değişikliği sıkça dile getirilmiştir. Arap Harfli Türk Elifbasının ıslahı düşüncesiyle, kelimedeki her harfin ayrı ayrı yazılmasına yönelik bir alfabe denemesi. Huruf-ı munfasıla veya Enveri Yazı adı da verilmiştir. Şair-i azam denilen Abdülhak Hamid [Tarhan] bu yazının propagandasına soyunmuş.