SADRAZAMDAN DAYAK YİYEN İSTANBUL HALKI



Alemdar Mustafa Paşa, sadarete geldikten sonraki günlerde Balkanlardan İstanbul'a getirdiği "dağlı eşkiyası"nı yanından ayırmamıştı. Bunlar da halka epeyce zulüm yaptıklarından İstanbul halkı bu adamlardan nefret ediyordu. Sadaretindeki ilk Kadir Gecesi'nde İstanbul âdâbını bilmeyen Alemdar, sadrazam alayını camiye giderken izlemek üzere yolları doldurmuş halkın kendisine suikastta bulunmasından korkarak bu insanları, yanındaki vahşi adamlarına sopa ve kamçılarla dövdürmüştü. Halk yara bere içinde yeniçeri kahvelerine giderek uğradıkları zulümden şikayetlerini dile getirdiler. Böyle böyle Alemdar'a duyulan nefret geniş bir halk ayaklanmasına dönüştü.

Son günlerde bugünün kazalarına, katliamlarına, tarihte kalmış kazalardan örnekler arayan bazı danışmanlar bu aktardığım metni görmemiş olabilirler. Cevdet Paşa "Tarih"inin dokuzuncu cildin başlarından itibaren bu olaylar silsilesini teferruatıyla anlatır. 

Bunu da ben aktarayım ki eksik bir husus kalmasın alemde nihan...

KEYFİYET-İ ZUHUR-I VAK'A

Ber-vech-i meşruh sadrazamın idamı hususu yeniçeriler beyninde nihani söyleşilmekte olduğu istima' olunmakla Salı gecesi ki Leyle-i Kadr idi sadrazam resmen iftar içün Divanyolu'nda Atik Ali Paşa Camii karşısında vaki Şeyhülislam konağına varıp avdetinde temaşacılar kesret üzere olduğuna mebni suikastten ihtirazen rikabındaki sekbanlar izdihamı dağıtmak üzere rastgeldiklerini değnek ve kamçı ile darp ederek Atmeydanı'na varid ve zât-ı şahane âdet-i dîrîne üzre Ayasofya Cami-i Şerifi'nde eda-yı salât-ı terâvîh ile avdet buyuruncaya dek oralarda mütereddid olup badehu kendisi Babıali'ye ve sekbanlar yerli yerine avdet ettiler.
Ol vechile darp ve tekdir olunanlar ise yaralı ve bereli oldukları halde yeniçeri ve cebeci kahvehanelerine gelerek;

(bizler ehl-i İslam olup zerre kadar cürm ü günahımız yok iken bizi böyle darp ve tahkir etmek neden lazım geliyor.
Bir haydut başı geldi bir padişahı hal' ile cebren mühr-i hümayunu aldı.
Hâlâ şevketlü padişahımıza dahi layık olur ubudiyyet muamelesi göstermiyor.
Hemen bir takım hainlerin sözüyle erkân-ı din ü devlet olan ulema ve ocaklıyı kaldırmak ve fukara ve zuafayı ayaklar altına aldırmak istiyor.
Bundan sonra bize yaşamak ne lazım ve niçün korkmalıyız.
Elhamdülillah bizler onun yanındaki bir avuç hayta güruhundan kat kat ziyadeyiz.
Onlarla başa çıkamaz mıyız?
Biz ona müslümanlığımızı ve yeniçeriliğimizi anlatmalıyız) 
deyü söylenmekte idiler.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT