RUMELİ HİSARI CAMİİ


Rumeli Hisarı Camii'nin ihya edilmesine karşı gelen itirazları anlayamıyorum. Burası Türk Medeniyeti'nin en önemli eserlerindendir. Dört ay gibi akıllara zarar kısacık bir sürede inşa edilmesi Türk mühendisliğinin geçmişini dünyaya ispatlayan en yetkin vesikalarındandır. İstanbul'un fethinin 500. yılını kutlama projelerinden birisi buranın yıkılarak yerine 100 metrelik Fatih heykeli kondurmaya yönelikti. Fatih'in en büyük abidesini yıkıp da yerine heykelini dikmeyi önerenin kasd-ı mahsusu ebediyyen gerçekleşmeyecektir. Yüksek Mimar Cahide Tamer'in gayretleriyle bu tarihi mirasımız restore edildi ama ne yazık ki hisar içinde zamanla oluşan Türk evleri ve mahalle yok edildi. Daha eskilerde yıkılmış bir camii ve şerefeden aşağısı duran bir minare de vardı. Burası da ne yazık ki konser sahnesi haline dönüştürüldü. Yıllarca bu caminin ve mahallesinin yeniden ihya edilmesini bekledim. Bugünlerde sadece cami yeniden inşa ediliyormuş. İtirazlar da burada başlıyor zaten. Ne demek efendim, cemaati olmayan yere cami yapılır mı? Böyle bir mantık iflas etmiş demektir. Cemaati bırakın, üzerinde insan yaşamayan Akdamar adasındaki kilise ihya edilirken hiç akıllara gelmeyen bu husus neden şimdi itiraz gerekçesi olabiliyor. Orası restore edilirken tarih yaşatılıyor da benim Rumeli Hisarı'ma bu neden çok görülüyor. Rumeli Hisarı Camii fetihten beri oradadır ve bundan sonra da olacaktır. Orası hiçbir zaman konser alanı olarak kullanılamaz.
Bu peşin desteğim tabii ki son devrin müteahhit bile olamayacak kaptıkaçtı restoratörlerinin eline yüzüne bulaştırdığı türden bir restorasyon ve ortaya çıkabilecek yüz karası bir eser karşısında en şiddetli tenkide dönecektir. Harabeye yüz tutan hisarın kendisi de orijinal kuleleri ile birlikte ele alınarak, ortadaki bütün fazlalıklar temizlenerek en azından 400 yılı olan Türk Mahallesi evleri de inşa edilmelidir.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT