FATMA ALİYE HANIM



Son zamanlarda Fatma Aliye Hanım hakkında yanda görülen paylaşım dolanıyor. Osmanlının son devir devlet ve ilim adamlarından Ahmed Cevdet Paşa’nın kızı olan Fatma Aliye ve Emine Semiye hanımlara akıl almaz isnatlarda bulunuluyor. 50 TL’lik banknotların üzerinde portresi bulunan Fatma Aliye Hanım hakkında hiçbir fikri ve bilgisi olmayan biri yalan yanlış bir şeyler karalayarak bu para üzerinden politika yürütüyor. Kimin kaleme aldığını bilemediğim bu metin, binlerle ifade edilecek sayıda paylaşılmış. 

Geçenlerde bir defa bu konuya değinmiştim ama yeterli olmamış ki halen listemdeki arkadaşlardan bu paylaşım tekrar tekrar ekranıma düşüyor. Ben de Fatma Aliye Hanım’ın 1927’de basılmış özel bir kitapta Gazi Mustafa Kemal Paşa hakkında yazdıklarını aktarmaya gayret ettim. Aynı kitapta Emine Semiye Hanım’ın yazdıklarını ise meraklı zihinlerin tetkikine havale ettim. Umarım kimin yazdığı belli olmayan yalan yanlış metnin kötü tesirini bir nebze olsun izale edebilirim.

METİN:

Mustafa Kemal Paşa hazretlerine dâhi demek kâfi değildir. Dühat-ı erbaada [İslam tarihinin Emeviler döneminde bazı komutan ve devlet adamlarını dâhi olarak kategorize edenlerin bulduğu terim. Dört dahi, altı dahi gibi kategorileri vardır], onlardan evvel ve âhir şark ve garpta gelen bütün dâhiler de tetkik ve mütalaadan geçirilince bunların her biri halaskârımıza misal olamaz, o yüksekliğe varamaz.

Ordusu dağıtılmış, eslihası [silahları] toplanmış, işgal altına alınmış bir milletin karşısındaki son sistem esliha ve teçhizatıyla mürettep [düzenlenmiş] ordulara galebesi o dâhilerin de akıl erdirebileceği bir şey değil idi.

Mustafa Kemal Paşa vatanı halâs edeceğini, düşmanı denize dökeceğini söyledi. Bir kavmin peygamberinin mevaidine [vaad ettiklerine] itikat eylemesi gibi etrafına toplanan millet ona itimat eyledi. Bu ne muvaffakiyettir. Anadolu’yu tetkik ve teftişe giden ecnebi zabitlerinin mümtazları [seçkinleri] aklen ve fennen Yunan ordularına galebemiz mümkün olmadığını söylüyorlar, artık vatanın parça, parça taksiminden başka bir şey kalmadığı zannında bulunuyorlardı. -Meğerki bir mucize ola- deniliyordu. Gazimiz dediğini yaptı harikalar gösterdi. Vatana istiklaliyetini de kazandırdı. Kadınlara cemiyet-i beşeriyedeki mevkilerini verdi. Yalnız Türk tarihinin değil, tarih-i cihanın en parlak sahifesini işgal eyledi.

-Büyük Mustafa Kemal- tarihte büyük namı verilenlerden daha büyük oldu. Galebemizin ancak bir mucizeye kaldığını erbab-ı fen söylemişlerdi. Zaferi kazanan Hazret-i Gazi bir Mucize-i Rabbani’dir.

FATMA ALİYE

Yazının sonunda bahsettiğim paylaşımı ek olarak veriyorum.Sakıncalı da olsa paylaşıyorum ki bu kadar temelsiz ve üfürükten iddiaların kamuoyu nezdinde itibar görebildiği bir cehalet ortamında doğruyu arama yolunun ne kadar meşakkatli ve saygıdeğer olduğu anlaşılabilsin.





















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT