İKİNCİ ABDÜLHAMİD’İN OPERA MERAKI




Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’na düşman olan, ikide birde kaldırılması için uğraşan bir grup var ki neye, hangi geleneğe düşman olduklarını bilsinler diye şu yazıyı naklediyorum. 

Ali Said’in “Saray Hatıraları-Sultan Abdülhamid’in Hayatı” adlı eserden…

«Yıldız’da yazlık ve kışlık iki tiyatro mahalli var idi. Beyoğlu’nda İtalyan opera kumpanyasını ayda birkaç defa celb [davet] ile icra-yı lu’biyat [eğlence icrası] ettirirdi.

Bazen selâtin [hanım sultanlar] ve kadın efendiler ve sâireden mürekkep nisvânı [kadınları] ve bazen süferâdan [elçilerden] birini veya birkaçını sadrazam ve vükelâdan bazılarıyla bendegânı tiyatroya celb ve davet buyururlardı.

Bayramların birinci akşamı bi’l-istizan arz-ı ubudiyet içün [izinle padişaha bağlılığını göstermek için] saray-ı hümayuna giden vükelâ ve bendegân haremleri de [kadın ve kızları] saraydaki muhadderat [iffetli kadınlar] ile birlikte bu atıfetten [iyilik, lütuf] behre-mend [nasiplenirlerdi] olurlardı.

Zat-ı Şahane operalar içinde Travvator[Il Trovatore/Verdi], Ayda [Aida/Verdi], Mis Nigit [Bunu bilemedim], Karmen [Carmen/Bizet], Favst [Faust/Çok sayıda bestecisi olan bu operada hangi eser tercih ediliyordu acaba?], Maskot [La Mascotte/Audran], Norma [Bellini] operalarının ahenk ve musikisinden daha ziyade mahzuz olduklarından bunları ekseri tekrar ettirirlermiş.

Süferaya tiyatro temaşa ettirileceği [seyrettirileceği] gece akşamdan yemeğe davet olunur. Mabeyn musikası [Padişahlık Orkestrası] güzel opera parçaları terennüm ettiği halde nefis taamlarla ikram edilirlerdi. 

Sofrasının edevat ve tertibatı da Avrupa hanedan-ı hükümdârîleri sofralarına muadil [denk] idi. Tiyatronun hitamında [bitişinde] süferaya hünkar yaverleri ve hünkar çavuşları terfik ile [refakatle] sefarethanelerine [elçiliklerine] isal olunur [gönderilir]. Hünkâr çavuşları bayramda tiyatro temaşasında bulunan vükela ve bendegân haremlerinin de hanelerine kadar refakat ettirilir idi.

Tiyatro mevkileri zengin bir surette mefruş [donatılmış] olup elektrik ile münevver idi. Kendi locası dâhilinde tenvirat tay edildiğinden [aydınlatma tertibatı kaldırıldığından] Sultan Hamid kimse tarafından görülmeden tiyatroyu seyr u temaşa ederdi.»



Yorumlar