ÜMMETÇİLİKLE NASIL OLACAK

İslam Ümmeti diye adlandırılabilecek bir olgu var mı ortada? Ne gezer!. Her kafadan ayrı ses çıkaran Sünni, Şii, Harici, Selefi, Vehhabi, İsmaili, Kadiyanî ana kollar yetmezmiş gibi binlerce tarikat, cemaat, topluluktan tek bir ses çıkar mı? Çıkmaz tabi. O yüzden neyin peşinde oldukları da belli değil. Kimi devlet sadece kendi kabilesinin istikbalini sağlama derdine düşmüş. İran gibi mezhep ideolojisiyle bambaşka bir kimlikte hareket edeni de var. Kimilerinde sadece yönetici sınıf, oligarşik katmanlar için devlet örgütü mevcut. Halkın en ufak bir haysiyeti yok. Demokrasi, insanlık değerleri falan hikâye… Zaten bunlara devlet demeye bin şahit ister. Emperyalizmin kucağına oturup oturup bize posta koymayı marifet biliyorlar. İyi de bize ne oluyor. Biz neyiz? Ulus-Devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin fertleri olan Türk Milleti miyiz yoksa İslam Ümmetinin sınırlarımız içinde yaşayanlarının meydana getirebildiği İslam Devleti miyiz? Fazla uzak görünmeyen, yakın bir gelecekte çıkması ağır basan topyekûn bir savaşta ne adına savaşacağız. Bayrağını, İstiklal Marşını, sınırlarını, devletin kurucularını kıyasıya eleştirenlerle, tartışmaya açanlarla, bu değerleri zayıflatanlarla hangi asgari müşterekte buluşulabilecek. Bu değerleri zayıflatan, tartışmaya açan, hakaret eden adamlar mı bizi bir bayrağın altında toplanmaya, vatan sınırlarını savunmaya çağıracak. İslamcılık ideolojisi bayrağı, vatan sınırlarını tanıyor mu ki? Ne olacak, gerçekten nasıl olacak?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT