HALEP FALSOSU

Halep siyasetindeki büyük falsonun ardından maziye bir nazar etmekte yarar görüyorum.
İran Devrimi’nde Humeyni’nin “devrim ihracı projesinden” kendine vazife çıkaran ilk örgüt, Müslüman Kardeşler’in Suriye ayağıydı. Şubat 79 devriminden sonra İran’ın kendilerini destekleyeceğini düşündüler ve Haziran 79 Halep Topçu Okulu saldırısıyla eyleme geçtiler. Bu tarihten sonra terör o kadar yaygınlaştı ki olaysız gün geçmiyordu. Suriye hükümet güçleri, Müslüman Kardeşler ve sivil halk ağır kayıplara uğradılar. Ne var ki Müslüman Kardeşlerin kendi İslam Devrimlerine destek bekledikleri İran, baba Esad’ın arkasında kale gibi durmuştu. İran-Irak Savaşının zoraki ittifaklarında kendileri Saddam'la işbirliği yapmayı mübah gördükleri gibi İran da doğal müttefik olarak Esad'ı destekledi. Suriye Müslüman Kardeşleri İran’ın kendilerini “sattığını” görünce başlarına geleceği anladılar. Ne yazık ki bu öngörüsüz, romantik ve acemi siyaset 1982’de Hama’nın yerle bir edilmesine, binlerce insanın ölmesine sebep olmuştu.
O tarihlerde bizdeki aktif Siyasi İslamcılar’ın en büyük hizipleri de İran Devrimi’nin arkasında durarak Müslüman Kardeşleri yalnız bıraktılar. Hem Müslüman Kardeşler hem de İran Devrimi arasında kalıp ne yardan ne serden geçenler de az değildi. Ardından devam eden İran-Irak savaşı İran’a şüpheli yaklaşan bizdeki siyasi İslamcıların çoğunu yeniden İran taraftarı yaptı. Şimdilerde Siyasal İslam’ın en önde gelen aktörlerinin çoğu o günlerin müktesebatıyla mevcudiyetlerini ispatlamıştır. Siyasal İslam terminolojisindeki Büyük Şeytan, İnkılab, Mustazaf gibi kavramlar da İran’dan ithal kavramlardır. O zamanlar İsrail’e karşı mücadele yürüten İrancı Hizbullah’ın her eylemi burada sevinç gösterileri ile karşılanmaktaydı. İsrail’in Hizbullah’a yönelik operasyonları da her Cuma şiddetle protesto ediliyor, İslami toplumdaki dinamizmi ayakta tutuyordu. Bugün İran ve Hizbullah'ın genelde Suriye özelde Haleb'e yönelik operasyonlarını küfürle eşdeğer gören kitle yıllarca o coğrafyada Hizbullahın Lübnan ve İsrail operasyonlarını adeta kutsamamış mıydı?
İran/İsrail/Filistin/Suriye/Mısır/Gazze üzerinde son 14 yıllık hükümet politikalarındaki çelişkili/tutarsız davranışlar, günümüze kadar gelen ve oluşturulan “Siyasal İslami algıyı/siyasi damarı” yerle bir etmek için kasten mi geliştirildi diye düşünmeden edemiyorum!

Yorumlar