TOPLUMSAL HİSTERİ

Pakistan’daki son saldırı, lunaparkta onlarca çocuğun katledilmesini geç vakitte öğrendim ve derinden yaralandım. Taliban denen aşağılık sürü bu vahşeti gururla üstlenmiş. Artık “gerçek İslam bu değil”, “emperyalizmin yetiştirdiği tetikçiler Müslüman kimliği altında Müslüman katlediyor” gibi baştan savma önermelerle, Müslümanların bu vahşet töhmetinden kurtulmaları mümkün görülmüyor. Bu savunmalar dünyanın umurunda değil. Doğrudan doğruya İslam dini sorgulanıyor insanların vicdanında. Siz istediğiniz kadar gerçek İslam bu değil deyip durun. Ortada gerçek İslamın bu olduğunu iddia edenlere yardım ve yataklık eden o kadar çok metin dolanıyor ki. Ülkemizde de bu doğrultudaki örgütlere insan kaynağı olarak çalışan mevziler yok mu? Bir dolu hem de… Bu işin sonu hiç iyi değil… Müslümanlarda da lafı gevelemekten başka bir irade beyanı yok. Ne yardan ne serden geçme durumlarında oturup akıbetini beklersin.

Bu tip vahşetin yaşanmış tecrübeler halinde geçmişteki izini sürebiliyoruz. Osmanlının son dönemlerinde kendi halinde mazbut ve insani ilişkileri canlı, çoğu birbiriyle akraba bir köy halkının cehalet ve aczlerinden kaynaklanan toplumsal bir cinnet anında nasıl vahşi insanlara dönüşebildiğinin uzun uzun tahlilini yapacak değilim. Hayatında adam öldürmeyi aklından bile geçirmemiş masum insanların ruhundaki caniliği ortaya çıkarmak çok kolay. Sadece şu belge kupüründeki ifade bile olayı özetlemeye yeterli aslında… Namaz kılmayan komşularının kafalarının kesilmesi gerektiğine inandırılan bir köylünün ifadesindendir aşağıdaki cümleler. Allah sonumuzu hayretsin.
«-Muhtar, Akça İbrahim için şimdi bir şey söyledin. Bir daha söyle.
-Akça İbrahim bana söyledi ki “adam kesmek bir şey değil imiş. Ben izin verseler bir tabur adamı keserim hatta bıçağımı dahi zağladım [biledim]”.»


Yorumlar