DEVLET ESAS HANEDAN GEÇİCİDİR

Türk Devleti’nin yüzlerce yıllık tarihinde “devlet esas, hanedanlar arızîdir”. Hanedan adıyla anılan devletler yanıltıcı olmasın. Hepsi tarihteki tek Türk Devleti’nin aksamındandır. Bu devlette tahttaki padişahın ölümüyle hükmü ortadan kalkar. Cenaze töreni icra edilmeden, acilen veliaht şehzade veya kardeşe yeni padişah olarak biat edilir. 

Yeni padişahın, babasına veya ağabeyine ne üzülecek ne de dövünecek vakti vardır. Rahmetli padişaha gerekli olan dini tören ve yas ihmal edilmez ama uzatılmaz da. Fatih veya Kanuni’nin vefatlarında olduğu gibi bazen cenazeler günlerce defnedilemez bile. Öncelik yeni padişahın hâkimiyetini tasdik ettirebilme uğruna gerekli tören ve şenliklerdedir. Halkın matemi de kısa olur, onlar için de yeni padişah önceliklidir. Cülus (tahta çıkma, oturma) şenlikleri çok debdebeli olur. Bilhassa İstanbul halkı işi gücü bırakır kendini bu şenliklerde eğlenceye verir. 

Böyle bir devlet geleneği içinde “devletin devamlılığı esastır, padişah oturduğu tahtın emanetçisidir” ilkesi tam manasıyla vücut bulur. Hiç kimse devlette“ o olmazsa devlet olmaz” anlayışıyla yâd edilmez, kendini böyle konumlandırmaz. Padişahın ölmesiyle veya tahttan indirilmesiyle devlet yıkılmaz. Aksine bazı durumlarda geleceğe daha ümitlE bakmaya bile vesile olur. Böyle olmasaydı ulema, halk, esnaf ve yeniçeri desteğini almış saltanat değişiklikleri 13 defa gerçekleşemezdi.

Saltanatın devamı ve padişahların değişmesindeki anlayış modern zamanlarda "Devlet ayrı hükümet ayrı" formülüne dönüşmüştür. Bu husus Türk Devleti'nin inkıraz dönemlerinden çabuk sıyrılmasındaki en önemli faktördür. Kötüye gidişten her zaman hükümet sorumludur. Millet hükümete veryansın eder ama "Allah devlete, millete zeval vermesin" diye dualarının yönünü belirler, devletine, milletine toz kondurmaz.

Bizim geleneğimizde kişilerin kendini devletle aynileştirdiği hiç görülmemiştir. Atatürk de bu gerçeği "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." vecizesiyle taçlandırmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT