KIRIM'IN ARDINDAN SULTAN BİRİNCİ ABDÜLHAMİD'İN GÖZYAŞLARI



Rus kavmi vahşidir. Savaş esnasında daha da zalimdir. Bu ilkeyi tarihi tecrübelerimiz ispat etmektedir. Osmanlı devrinde bizi en çok sıkıntıya sokan kavmin Ruslar ve devletin de Rusya olduğunu tartışmaya ihtiyaç yoktur herhalde. Rusya kadar Osmanlıyı tahrip eden, hayat damarlarını kurutan, ilerlemesini durduran ve resmen korkutan bir başka ülke yoktur. Karlofça faciasından sonraki dönemde aklı başında Osmanlı devlet adamları sorunları çözmek için Rusya ile harp etmektense diplomasi yolu ile ihtilafların halledilmesini ilke edinmişlerdir. Buna rağmen bazı durumlarda diplomasi taraftarlarının etkinliği ortadan kalkmış, savaş çığırtkanları sayesinde savaş kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu savaşların çoğunda büyük can, mal ve toprak kayıpları vererek mağlup olmuşuzdur.

Burada paylaştığım belge Sultan Birinci Abdülhamid’in el yazısı iledir. Sadrazamına yazdığı bu hatt-ı hümayunda Yuşa Tepesi’ne çıkıp Karadeniz’e baktığında karşı yakada elimizden çıkan Kırım’ı hatırlayıp ağlamaktan geri kalmadığını duygusal ifadelerle anlatmaktadır. 1783 sonrası bir tarihe ait olması gereken bu belgede Tokat diye bahsedilen yer Beykoz’daki meşhur “Tokat Bahçeleri”dir. Oradan Yuşa tepesine çıkmış ve Kavak hisarlarında top talimleri yaptırmış. Karadeniz tarafına bakmış, elimizden çıkan ve Rusların bir eyaleti haline gelen Kırım’ın düşman eline geçtiği hatırına gelince takati kesilmiş. Duygusallığı da ağır basınca kendini zapt edemeyerek ağlamış. Bunun üzerine Kırım’ın düşman Ruslar elinden kurtularak tekrar Osmanlının eline geçmesi için Allah’a dualar ediyor.

O günden bu güne ağlamak ve dua etmek fayda etmedi. Kırım halen Ruslarda…

BELGE METNİ:

Benim Vezirim


Bugün biniş Tokat’a malum… Yuşa mahalline vardım. Kalelerde sektirme toplar attırdım. Mustahfızlarına ve topçularına inam olundu. Alimallahu ve kefa bihi. Bahr-i Siyah tarafına nazar ettikçe kalbime bir rikkat ârız olup bî-tâkat bükâ eyledim. Kırım’ın dest-i küffarda kaldığı hatırıma geldikde kendimi zabt edemedim. Cenâb-ı Müntakîmü’l-Gayyûr ol kâfir müşrikinin yed-i menhûsesinden halâs, kel-evvel Devlet-i Aliyye’nin kabza-i teshîrine girift olmasını yâ Rab sen nasîb eyle deyu tazarru-ı niyâzım olmuşdur. Heman Cenâb-ı Kâdir-i Mutlak Hazretleri kuvvet ve kudret ihsan eyleye. Âmîn yâ İlâhe’l-Âlemîn. Erselehû Rahmeten li’l-Âlemîn.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT