HALK FİTNE VE FESADI SEVER!

Naima Tarihi’nin anlattığı olaylardan Şeyhülislam Ebusaid Mehmed Efendi’nin azline kadar giden süreci okumak çok öğreticidir. Anadolu kazaskeri olma beklentisindeyken olamayan Esad Efendi’nin protesto ettiği şeyhülislamdan ağır küfürlerle birlikte dayak yemesiyle başlar hikâye. Sürgüne gönderilmesi an meselesidir ve merkezdeki ulema yeni tayin edildikleri makamlarının tadını çıkarmaktadırlar. Ulemanın vakar ve haysiyetine dokunur bir hareket yoktur görünürde ve şeyhülislam haklıdır onlara göre. Zamanın sadrazamı Derviş Paşa da mevkiini koruma derdindedir. Esad Efendi dişli çıkar, adamları ile oğlunun etkili angajmanları ve propagandaları ile ulemadan bazılarını yanına çeker. Bu arada sadrazam ve şeyhülislam öylesine yönetim hataları yaparlar ki ulemanın toplanmasını padişaha karşı bir hareket olarak gösterirler. Bu iftiranın tutması tehlikesi karşısında herkes cepheye akın eder. Artık hedeflerinde şeyhülislamın azlinden başka bir şey yoktur. Ulemanın dayanışması arttıkça galibiyetin bu cephede olacağına aklı yatanlar veya risk almayı sevenler halkaya katılmakta öne atılırlar. Geride kalıp kimin kazanacağını kestiremeyenler bekleme pozisyonuna geçseler de Sipahiler ve Yeniçerilerin de bu cepheye silahla dâhil olma istekleri karşısında saflarını bu tarafta belirlerler. En sonunda çarşı ve bedestan esnafı da dükkânları kapayıp yardımcı olmak isteklerini iletirler. Ulema zor bela bu teklifleri reddeder. Gayelerinin ihtilal değil haysiyetlerinin korunması ve şeyhülislamın azledilmesi olduğunu belirtirler. En sonunda olay toplu bir ihtilale dönüşmeden sadece ulema çevresinde bir hareket olarak kalır.

Naima burada der ki; “..halk fitne ve fesadı bittabi severler. Hususan sipahilere ve gayri tavaif-i askeriyeye ulufeler verilmekte cefa olunur müzayaka sebebiyle canları burunlarına gelmişti. Böyle fitne hudusünü Allahtan isterlerdi”

Fitne dediğinin toplumsal histeri olduğunu şerh etmeye gerek yok herhalde. Milletin canı burnundaysa tetikte olmak lazım ama önce ibret almayı bilmek lazım.



Yorumlar