BEYOĞLU, GALATA, KASIMPAŞA VE KABATAŞ’IN TÜRK MEZARLIKLARI NEREYE GİTTİ?


Bu belge günümüzdeki bakanlar kurulu kararnamelerinin ilk hali olan bir “Osmanlı Kararnamesi”dir. Müttefik ordularının işgali altındaki İstanbul’da düzenlenmiştir. Yazının üst solundaki imza Padişah Sultan Vahideddin’e aittir. Yazının sonundaki imzalar sol başta Sadrazam Tevfik Paşa ve sağında Şeyhülislam Nuri Efendi’den itibaren bakanlar kurulu üyelerine aittir. 19 Eylül 1921 tarihli bu kararnamenin, tarihi bir belge olarak, sur dışı İstanbul’unda rant ve menfaat yağmasının başlangıcı olarak kabul edilmeye hakkı vardır.

Birinci maddede yer alan “Kasımpaşa, Beyoğlu, Galata, Kabataş ve civarında müddet-i medideden beri defn-i emvat olunmayarak metruk kalan umumi kabristanlardaki kubur-ı müsliminin makam-ı Meşihat’in inzımam-ı muvafakati ile Evkaf-ı Hümayun Nezareti’nce bi’l-istizan şeref-müteallik buyurulacak irade-i seniyye üzerine münasip mahallere nakl olunabilir” ibarelerinin ardından ikinci maddede “nakl-i kuburdan dolayı hâlî kalacak arazi Evkaf-ı Hümayun Nezareti’nce nafi görülecek şerait dairesinde icare-i mutade veya tavîle âhâra icar veya suver-i saire ile istimal olunabilir” denilmektedir. Uzun süreden beri defin yapılmadığından terk edilmiş görüntüsü veren mezarlıkları satarak elden çıkarmanın kararnamesi böyledir.

Sultan Vahideddin mezarlıkların satışına izin verdiği bu kararnameden bir yıl sonra bir İngiliz zırhlısı ile yurtdışına kaçacaktır. Ülkeyi sattığı-satmadığı iddiaları halen tartışma konusudur ama en azından Müslüman mezarlıklarının satışındaki rolü bu belgeyle sabittir.

İstanbul’un fethinden itibaren geniş alanlara yayılan, asırlık servileri ile pitoresk bir İstanbul silüeti meydana getiren, Kasımpaşa, Beyoğlu, Galata ve Kabataş’ın tarih içerisinde oluşan Türk kimliğini ortaya koyan tarihi mezarlıklar bu kararname ile birbiri ardına yok edilmiştir.

Mezarlıklardan boşalan arazilerin çoğu o devirde sermayeyi elinde bulunduran azınlıkların eline geçmiştir. Zaten o devirde Türkler vakıf malı yemek zarar getirir düşüncesiyle mezar yerlerinden arazi almaya eğilimli değillerdi. Böyle böyle sur dışı İstanbul’un çehresi azınlıklar lehine değişmiştir.




Yorumlar