KANUNİ’NİN BALI BEY’E MEKTUBU


“Kanuni’nin Balı Bey’e Mektubu” olarak bilinen, bazen de Birinci Murad’ın Evrenos Bey’e gönderdiği mektup olarak karşımıza çıkan meşhur mektubun değişik bir versiyonunu yayınlıyorum. Üstelik anlayamayanlar için Fransızca tercümesi de karşısında.
Daha ne yapalım kariin-i kiram…

KANUNİ’NİN BALI BEY’E MEKTUBU -1-

Sultan-ı müşarunileyh [sayfanın yukarısındaki bahisde Kanuni Sultan Süleyman anlatılmaktadır. İşaret edilen Kanuni’dir] tarafından Semendire fatihi meşhur Balı Bey’e gönderilen ve o devrin bir bergüzar-ı kıymetdarı bulunan hatt-ı hümayun dahi kulûb-ı sadıkayı lebriz-i meserrat edebilecek âsâr-ı münevvereden olduğu içün burada bilmünasebe Fransızca suret-i mütercemesiyle beraber inzar-ı ümmete vaz’ ederiz.

Emirü’l-ümerai’l-kiram, kebirü’l-küberai’l-fiham zü’l-kadri ve’l-ihtiram. Melikü’l-guzât ve’l-mücahidin. Mukatilü’l-a’dâi’l-mütemerridin. Yâr-ı gârım ve lala-yı ihtiyarım Gazi Balı Bey tevki’-i refi’-i hümayunum vasıl olıcak malum ola ki.



KANUNİ’NİN BALI BEY’E MEKTUBU -2-

Bu defa mektubunuz vasıl oldukda malumumuz oldu ki on sekiz kal’a feth etmişsiniz. Yüzün ağ [ak] olsun ve kılıcın keskin olsun ve etmeğim [ekmeğim] sana helal olsun.

Ancak yâ Gazi Balı Bey benden bir tuğ dahı rica etmişsin. Şimdi tuğ zamanı değildir. Eğer siz bize bu hidmeti ve bu iyiliği eylediniz ise mukaddema biz dahı size üç iyilik eyledik.

Biri budur ki size hil’at-ı fahire gönderdim. Birisi dahı emirü’l-müminin hitab eyledim. Birisi dahı Hazret-i Peygamberimiz “Muhammedü’l-Mustafa” sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin tuğ-ı pür-fütuhundan verdim.

İmdi bu iyilik üzerine iyilik olmaz. Bunu bilüp şükrün yerine getüresiz. Ve şöyle bilesiz ki bey olmak iki kefeli bir terazidir. Bir kefesi cennet ve bir kefesi cehennemdir. Bir saat adalet etmek yetmiş yıllık ibadetden efdaldir. Göreyim seni serasker olduğun yerlerde kat’a bir kimseye zulm u taaddi eylemekden be-gayet ihtiraz üzre olasız. Zinhar ve zinhar nefsine gurur getürmeyesiz. Zira rûz-ı



KANUNİ’NİN BALI BEY’E MEKTUBU -3-

Cezâda bize itab olunursa senin yakana yapışurum.
Feth eylediğin vilayetleri “kendi kılıcım ile açdım” deyü gurur getürmeyesiz. Zira memleket Hak Sübhanehu ve Teala hazretlerinindir.

Ve ol canibde bulunan Asakir-i İslamiye’ye bir vechile muzayaka çekdirmeyesiz. Büyüklerini baba, akranlarını karındaş ittihaz idüp ve küçüklerini oğul eyleyüp ana göre büyüklerine baba gibi ta’zim eyleyesiz. Ve ortancalarına şefkat kılasız. Ve küçüklerine evlad gibi tekrîm idesiz.

Eğer hazinen yok ise bu canibe i’lam eyleyesiz. Sana bir iki bin kise akçe göndereyim muzayaka çekmeyesiz. Ve mesmû’-ı hümayunum olmuşdur ki feth eylediğin kal’aların emval ve erzakların alup beytülmal içün kabz eylemişsiz. Bu vechile rıza-yı hümayunum yokdur. Pençiğin “pençik yani humus” alup mâ-bâkîsin Asakir-i İslamiye’ye taksim eyleyesiz.

Zira anların hakkıdır. Kaldı ki reaya ve fukarasını tekalif-i cesime ile rencide-i hatır eylemeyesiz. Ve be-gayet hoş tutasız. Âsude




KANUNİ’NİN BALI BEY’E MEKTUBU -4-

Olalar ki düvel-i mücavire tebeasının reşk u meyl u muhabbetleri bizim üzerimize olsun.

Ve ol canibde alınan kal’ada mütemekkin ehl-i İslam olanları ve fakirü’l-hal olmuş kimesneleri tefahhus idüp beytülmalden nafaka ve kisvelerin viresiz. Zira beytülmal fukara-yı müsliminin haklarıdır. Fukara Allahu Teala hazretlerinin makbul kullarıdır. Ve bâ-husus sülale-i Nebeviyye’den ol canibde olanlara cizyeden yevmi bir altun vazife tayin eyleyesiz. Ve anlara muzayaka çekdirmeyesiz. Ve kıdvetü’l-kuzat ve’l-hükkam maadenü’l-fazli ve’l-kelam Mevlana Mustafa Efendi Ordu-yu Hümayun Kadısı idilüp gönderilmişdir. Mülakat müyesser oldukda riayetde kusur etmeyesiz. Ve Şer’-i Şerif üzre amel eyleyesiz. Ve hidmetde kullandığın kimesneleri tecrübe itmeden umurunda istihdam eylemeyesiz. Feth olunan bazı kal’aların kuralarına vakf eylemişsiz. Vallahu’l-azim billahi’l-tekrim. Feth




KANUNİ’NİN BALI BEY’E MEKTUBU -5-

eylediğin kıla’ın cümlesini vakf etsen makbul-ı hümayunumdur. Ve bundan sonra gelecek padişahlar senin evladına riayet eylemek içün ferman-ı hümayun niyaz eylemişsiz. Benden sonra gelen padişahlar eğer senin sülalene riayet eylemezlerse nefrin olsun. Rûz-ı cezâda davacıları ben olmak üzre bir kıt’a hatt-ı hümayunum irsal olunmuşdur.

İmdi yâ Gazi Balı Bey, Hak Sübhanehu ve Teala hazretleri her işini âsân eyleye amin. Şöyle bilesiz ve alamet-i şerifeme itimad kılasız.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT