YENİŞEHİR SİNAN PAŞA KÜLLİYESİNDE NELER OLUYOR? RESTORASYON MU İMHA MI?


Fotoğrafları Salih Erol dostumuzun sayfasından aldım. Görünce gözlerime inanamadım. Burası Osmanlı'nın ilk başkenti Yenişehir ilçesi. Annemin memleketi. Osman Gazi'nin bizzat inşa ettirip adını koyduğu bir kent. Maalesef adıyla mütenasip bir vaziyetten uzaklaşalı yüzyıllar olmuş. Eski devirlerin, payitaht kenti olduğu günlerin hatırasını yaşatan eserleri hoyratça tahrip edilmiş. Birkaç tarihi eserin dışında Osmanlı mirasını, izini mumla arasanız bulamazsınız. Osmanlı'nın en eski mezarlığı olan Yenişehir mezarlığının üzerinde bugün belediye parkı, birkaç okul, sinema salonu gibi tesisler var. Cumhuriyetin ilk yıllarının olmaması gereken en yanlış icraatlarından en önde gelenleri mezarlıklarımızın tahrip edilmesiydi. İşgüzar yöneticiler mezarlarla birlikte zamanla oluşmuş ağaçları bile ortadan kaldırıp o çıplak alanlarda yeniden ağaç dikmek gibi garabete imza attılar. Yenişehir ilçesi de bundan nasibini aldı. Rahmetli dedem sağlığında bu parkta hiç oturmadı. Dedelerinin mezarı üzerinde çay içmeyi teklif dahi edemezdik. O devirler kısa sürdü, tarihin ve eskilerden intikal edenlerin değeri anlaşıldı derken yeniden o kötü günleri hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz. Bugünkü teknik biraz değişmiş. Restorasyon, imar faaliyeti adı altında yoğun bir katliama maruz kalan tarihi eserlerimiz sahipsiz kalmış, müteahhitlerin insafına bırakılmış.
Bu fotoğraflarda görülen tarihi eser halkın Kurşunlu Han dediği Sinan Paşa Külliyesi. Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa'nın hatırası. Fotoğrafta ileride görülen cami de külliyenin bir parçası. Buradan da birkaç yıl evvel 16. Yüzyılın muhteşem İznik çinileri çalınmıştı da maceralı bir şekilde yeniden bulunmuştu. Yerlerine konulup konulmadığı hakkında bir bilgim yok. Gelelim günümüze, işte burada 400 senedir sapasağlam duran Kurşunlu Han'ın duvarları yıkılarak bir kapı açılmış. Han ve medrese içerisinde süren restorasyona iş makinalarının rahatça girip çıkması için bu kapının açıldığı söyleniyor.
Akıllara zarar bu durumun telafisi mümkün olur mu acaba. Yoksa o kapıdan sonra duvarın tamamının kendiliğinden yıkılması mı beklenecek. Bu vaziyetin sorumluları hesap verecekler mi? Milletin gözü önünde pervasızca bu duvarı yıkanlara ses çıkarmayan, tarihin ihyası adına katliamın gerçekleştiren herkes vebal altındadır.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT