HALET EFENDİLERİN SONU GELMEZ


İkinci Mahmud zamanındaki meşhur "Devlet Kahyası" Halet Efendi anasının gözü bir adam. 14 sene devleti parmağında oynatmış, Sultan Mahmud sadece bakakalmış. Sonunda intikamını almış ama Halet'in laflarından, mektuplarından günümüze çok ibretli sözlerin kalmasına mani olamamış. Yeniçeri Ocağı'nı Sultan Mahmud'u dengelemek için kollayan, pohpohlayan Halet Efendi'nin "Yeniçeri Ocağı'nı ortadan kaldırmak, onun yerine düzenli orduyu kurmak çok kolay, lakin Arslanımı neyle zabtederiz" diye meşhur bir sözü vardır. Buradaki "Arslanımı" Cevdet Paşa'nın Tarih'inde okuduğumdan beri hep kulağımı tırmalamıştır. Çünkü Valide Sultanların padişah olan çocukları için kullandıkları bu tabiri Halet Efendi'nin de kullanmasını anlamlandıramıyordum. Meğer bunun aslı da başkaymış. Esad Efendi Tarihi'nde "arslanım" yerine "budala" yazılıymış. Cevdet Efendi haşmetmeab hünkara budalayı yakıştıramamış el çabukluğu ile arslanımı ilave edivermiş. Bu malumata Süheyla Yenidünya'nın "Halet Efendi" isimli doktora tezinde rastladım.
METİN
Cild hadi-i aşerde (11. ciltte) beyan olunduğu üzere Halet Efendi zeki ve fatin ve natuk ve bahs ve mükalemeye ve hasmını iknaa kadir bir adam olup ancak haiz olduğu mevki-i nüfuz ve ikbalini muhafaza için her türlü fenalığı ihtiyar eyler ve yeniçeri süfehasını celb u telif için onlara pek çok para bezl eder ve yeniçeri eşkıyasının cidden terbiyesi tasmim olunsa türlü bahaneler ile onu teehhurata düşürür ve bu vechile kendi dolab-ı mefsedetini döndürür idi. Hatta Derviş Paşa sadaretinde bir gün akdolunan encümeni-i meşverette Rusyalı ile vuku’ bulan bir münazaaya dair mübahase olundukta ilan-ı harbe karar verilme derecesine gelip meclis dağıldığı zaman Derviş Paşa Halet Efendi’yi alıkoyup “Efendim, siz ilan-ı sefere karar veriyorsunuz. Hangi askerle Rusya’ya mukabele edeceksiniz. İbtida tanzim-i asker ediniz” dedikte Halet Efendi “bugün yeniçeriyi kaldırıp asakir-i muntazama yapmak mümkündür lakin arslanımı kim zabtedecek” demiş olduğu meşhurdur.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT