KAYIP RUH


Adam her yerim ağrıyor, dökülüyor, nereye dokunsam sızım sızım sızlıyor, parmağımla kafama dokunuyorum ağrıyor, göğsüme dokunuyorum sızlıyor şikâyetiyle gittiği doktorda tüm tetkiklere girmiş… Tahliller, muayeneler sonucunda ağrılarına bir teşhis konulamamış. Doktorun son anda aklına elinin röntgenini çekmek gelmiş. Bakmışlar ki adamın sadece parmağı kırıkmış, farkında olmadığı için ağrının kaynağını vücudunun farklı yerlerinde zannediyormuş.
Bu belki de bize uyarlanabilecek bir fıkra olabilir. Aslında biz de ruhumuzu kaybetmişiz, sıkıntılarımızın kaynağını teşhis edemiyor, yanlış yollarda teşhis uğruna geziniyoruz. Toplumun her sıkıntılı durumunda dağılmamızı önleyen, pek o kadar derli toplu olamasak da yine de “toplum” vasfını kazandıran bir ruhumuz vardı. Binlerce yılın imbiğinden geçmiş, saf bir ruh...
Her şeyi maddeyle izah edemiyorum. Bence maddeye karşı galebe çaldığımız veya yenilmediğimiz her duruşun, tavrın ardında o ruh gizliydi. Bu sihirli kelime her zihniyetin, toplum tabakalarından her kesiminin içinde yer bulmuştu.Köylü ruhu, işçi ruhu, esnaf ruhu, öğrenci ruhu ilk elde sıralayabildiklerim. Futbolda bile mağlubiyetler “takım ruhunun kaybolması” ile izah edilirken formsuzluk akla en son gelen sebepti. Yangın, sel, deprem gibi afetlerde hemen “toplumsal dayanışma ruhu” harekete geçirilirdi. En materyalist tavır bile “devrimci ruh”a sahip olmakla övünürdü. Milliyetçilik ruhu zaten bir ekoldü. Bunlara rağmen en maneviyatçı, ruhçu olması gereken “İslamcıların” ruh eklentisiyle pek temas etmeden yürüdükleri yolda sıraladıkları fikri umdeler, dünyanın en maddi devletinin tesisini vaad ediyordu.
Nereden kaynaklandı, neler sebep oldu bilemiyorum ama bir ara hengâmede kaybettik ruhumuzu. Belki de aramaya kalktık ama o aradığımız yer karanlıktı, bulamadık. Yan taraf aydınlıktı, bulamayacağımızı bile bile orada aramayı yeğledik. Böylelikle izini bile yakalayamadık. En iyisi kaybettiğimiz yere bir ışık tutarak tekrar bir arama faaliyetine girişmenin planlarını yapmak. Kısa vadeli en pratik çözüm bu olabilir…

Yorumlar