EMEVİ-HAŞİMİ REKABETİ


Müslümanlar için kapanmaz bir yara haline gelen Şii-Sünni rekabetinin aslı astarı işte bu kadar basit. İlkel Arap kabileciliğinin, asabiyetin (kan bağı) somut bir örneği. Üstelik buradaki hadise İslamiyetin zuhurundan yıllar evvel gerçekleşiyor. Muaviye, anası Hind, babası Ebu Süfyan hep birlikte Haşimilerin bu olayda Emeviler üzerindeki galebesinin intikamını almaya and içmiş insanlar. Ellerine geçen ilk fırsatta da aynen buradaki gibi hakemle intikamlarını alıp huzura erdiler ama bütün bir İslam toplumunun yüzlerce yıldır kanayan yarasını kapanmamak üzere açtılar. Bırakın bu işleri, Şii-Sünni bilmem ne... Meselenin künhüne vakıf Tevhid Ehli Müslümanlardan olmak kafidir.
KUPÜR: Zekai KONRAPA'nın yazısından alınmıştır.



Yorumlar

Adsız dedi ki…
Selamun aleyküm, benim içime bir ilham düşmüştü. Öncelikle ilham patikasına çıkan tümseğin ve uzandığı yolu izah etmeliyim. Şu sıralar Hayati Ülkü'nün İslam Tarihi isimli kitabını okuyorum.Size de tavsiye ederim Okurken sistematik bir düşünce tarzım yok maalesef ancak not alıyorum. Fakat imanlı bir insan olarak gönlümde şu kanaat yer etmişti: islam'ın krizinde Beni Haşim tarzıyla beni Ümeyye'nin İslam algısı var. Ancak dikkat ediniz ben kabilecilik yapmıyorum, iki dindarlık şeklinden, İslam'ın iki yaşanma şeklinden bahsediyorum. Saltanat ve Hilafet İslamı. Elinde 100 lira varsa 99'unu sadaka vermen gerekir eğer Raşid halife olacaksan. Düşünsenize bir 2. Yezid "Ben evlad-ı Resul'e hakaret ettiremem diyerek neden saltanatı terk etti? Veya 5 Raşid halifemiz olan Abdülaziz bin Ömer bin Abdülaziz neden fütühat programını durdurdu, orduları geri çağırdı.. Yani böyle bir iddia var. Belki de üzüntüden öldü. İkincisi zühd ve sabır demektir. Başka bir mü'min kardeşimin ümmetin böyle can alıcı bir problemini görmesi benim için sevindirici.