DEMİRYOLU GEÇSİN DE İSTERSE SIRTIMDAN GEÇSİN


Topkapı Sarayı bahçesinden demiryolu hattı geçirmek için Sultan Aziz'den izin istediklerinde "demiryolu geçsin de isterse sırtımdan geçsin" demesi pek matah bir şeymiş gibi övülüp duruyor. Sanki başka yer yokmuş gibi bu milletin en mühim hatıra eserlerinden birinin tahribatına yol açan padişahı göklere çıkarıyorlar. Bir kere bu tarihte zat-ı şahane Topkapı Sarayı'nda yaşamıyordu. Borç harç yapılan Dolmabahçe Sarayı ile bir dizi küçük saray ve kasırlarda ikamet ediyordu. Asırlarca Osmanlı'nın şanını yaşatmış Topkapı Sarayı, sanki eski şaşaalı devirleri hatırlatmasın diye terk edilmişti. Belki de "Asıl Osmanlı" ruhundan uzaklaşmak, "Yeni Osmanlı" ruhunu inşa etmek için bu saraydan kaçmak lazımdı. Oysa Fatih'den itibaren kaç padişah orayı mekan tutmuş, hatıraları bu devletin kalbi mesabesindeki saraya nakşolunmuştu. Bu hatıralarla yaşamak ezik şahsiyetli "yeni" Osmanlı ruhunu eziyetlere gark etmiş olmalıdır. Ellerinden gelse sarayın tamamını yıkıp 19. yüzyılın diğer kasır, köşk ve sarayları gibi bir şekle sokmak istedikleri anlaşılıyor. Günümüzde Konyalı Restaurant olarak işletilen Mecidiye Kasrı Topkapı Sarayı'ndaki tek uyumsuz binadır. Ne çevreye, ne tarihe saygısı olan arsız, ruhsuz bir şemadır. Orayı değiştirmenin başlangıcı bu bina olacaktı. Baktılar beceremeyecekler, yine Türk ruhunu aksettiren, bakımsız ama güzel bir sahilsarayı olan Beşiktaş Sahilsarayı'nı ortadan kaldırıp Dolmabahçe'yi inşa ederek oraya yerleştiler. Ardından demiryolu bahanesi ile güzergahındaki asırlık güzelim köşkleri, muhteşem bahçeleri birer birer ortadan kaldırıp demiryolu sayesinde asrileştiler. Topkapı Sarayı'na adını veren köşk ile bir dönemi kapatan Gülhane Hatt-ı Hümayunu'nun okunduğu tarihi Gülhane Bahçesi ve köşkü bile buradaydı. Sonradan bugünkü çakma parka Gülhane adını vererek milleti kandırdılar. Demiryolu güzergahı geçerken yıkılan bir sıra tarihi köşkten bazılarını Yüksek Mimar Orhan Çakmakçıoğlu'nun çizimleriyle sunuyorum.






Yorumlar