BÖYLE BİR CANİYANE TEŞEBBÜSÜN ÂTİYEN MUCİB OLACAĞI MES’ULİYET-İ AZİMENİN TEEMMÜL VE İDRAK EDİLEMEMESİ BÂDÎ-İ TEESSÜRDÜR


Vatanın, milletin, selameti uğruna yola çıkan Mustafa Kemal Paşa ve yol arkadaşlarına, tıyneti icabı köstek olmaya çalışanlar, ikbal ve mevki kaygısıyla hareket edenler engel olamadılar. İzmir’in haksız, hukuksuz bir şekilde Yunanlılarca işgal edilmesi ve işgalin tüm Batı Anadolu’ya yayılmak istenmesi karşısında galeyana gelen Anadolu halkı, Redd-i İlhak veMüdafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile protesto telgraflarını başta Babıali ve uluslararası kuruluşlara yağdırmaya başladılar. Dâhiliye Nazırı Ali Kemal bu durumdan şiddetle rahatsız oldu. Posta Müdiriyetine de bu kabil telgrafların çekilmesine izin verilmemesini emretti. Bu tarihte Posta Müdürü olan Refik Halid (KARAY) hemen bir genelge yayınlayarak bu tip telgrafların keşide edilmesini engellemeye çalıştı.
Bunu haber alan Mustafa Kemal Paşa aşağıda gördüğünüz telgrafı Amasya’dan bizzat Sadrazama çekerek yapılan engellemenin, vatanın hayat ve istiklali yolunda birleşen milli azmi söndürmeye yönelik olacağını belirtti. Sadrazamı açıkça tehdit ederek “bu canice teşebbüsün ileride karşılığını bulacağı büyük bir sorumluluk” olduğunu zikrederek ayağını denk almasını öğütledi. Ertesi günü de Amasya Tamimi yayınlandı.
İşte o sırada müdürü olduğu Posta birimlerine bu talihsiz emri veren Refik Halid (KARAY) Lozan Anlaşması’ndan sonra “Yüzellilikler” arasına konularak sınır dışına postalandı. Hiçbir şey sebepsiz değildir. Bu vatan kolay kurulmadı, istiklal ne şartlarda kazanıldı… Bilmeden ahkâm kesilmesin. Âtide mucib olacağı mesuliyet-i azimenin teemmül ve idrak edilmesi lazım…

METİN:
BİHİ
BABIALİ
DAİRE-İ SADARET
ŞİFRE KALEMİ
gayet müsta’celdir
MAKAM-I CELİL-İ SADARET-İ UZMAYA
Posta ve Telgraf Müdiriyet-i Umumiyesi’nin Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyetleri tarafından verilecek telgrafların keşide edilmemesi hakkında bir emir verdiğini istihbar eyledim. Aydın Vilayeti’nin tahliyesine sâʼik-ı yegâne olan sadâ-yı milleti boğmaktan ve vatanın hayat ve istiklâline karşı birleşen vicdan-ı umûmî-i milliyi itfâdan başka bir şeye maʻtûf olamayacak olan böyle bir câniyâne teşebbüsün âtiyen mûcib olacağı mesʻûliyet-i azîmenin teʼemmül ve idrak edilememesi bâdî-i teessürdür. Bu emrin hemen geri alınarak milletin iʼtimâd ve emniyetine zerreten halel getirilmemesi lüzumunu arz etmeği bir vazife-i vicdaniye telakki eylediğim maruzdur.
20 Haziran 1335
Üçüncü Ordu Müfettişi
Mustafa Kemal


Yorumlar