FARMASON KELİMESİNE RASTLADIĞIM EN ESKİ TARİHLİ BELGE


Osmanlı Devleti'nde bir arşiv belgesinde ilk olarak rastlanan "Mason" kelimesini bulduğum belgeyi "Farmasonlardan Bahseden En Eski Arşiv Belgesi Gümrükçü Mehmed Esad Ağa'nın Mektubu" başlığıyla ve "şimdilik" kaydıyla daha önce yayınlamıştım. Bu mektup 18 Aralık 1798 tarihliydi. Şimdi de bundan daha eski, 17 Şubat 1786 tarihli bir belgeyi bulduğumu sevinçle kamuoyuna bildiriyorum.

Osmanlı'da, şu sıralarda çok kullanılan şekliyle bir "paralel devlet" yakıştırması yapılacaksa gözümü kırpmadan Ispartalı Halil Hamid Paşa'nın Sultan Birinci Abdülhamid zamanındaki sadaret dönemine bu sıfatı yakıştırabilirim. Halil Hamid Paşa 31 Aralık 1782-31 Mart 1785 (25 Muharrem 1197-20 Cemaziyelevvel 1199) tarihleri arasındaki yaklaşık 2,5 yıllık sadrazamlığında devlette daha önce görülmemiş bir kadrolaşma gerçekleştirdi. Reformcu ve Fransa yanlısı bir sadrazam olarak tanındı. Birinci Abdülhamid'i tahtından indirip yerine Şehzade Selim'i geçirmek töhmetiyle azledilip Bozcaada'ya sürüldü. Orada idam edildi. Azledilip sürülmesi ve idam edilmesi arasında birkaç gün vardır. Cenazesi Bozcaada'ya defnedildi ama başı gövdesinden ayrılarak İstanbul'a getirildi.

2001-2002 yıllarındaki Bülent Ecevit hükümetinin ekonomiden sorumlu devlet bakanı olan Kemal Derviş'in atası [dedesi] olduğu iddia edilmektedir.

Ölümünden sonra yazılan bir şiirde "Farmason" olduğu vurgulandı. Zaten bu dönemde Masonların ülke yönetimine katılmaya çok istekli ve gayretli olduğu sıklıkla dile getirilmiştir. Vaktiyle Fener Rumlarından divan tercümanı olan İstavraki'nin katipliğini yaptığı için "Katib-i İstavraki" unvanıyla aşağılanmak istenen Halil Hamid Paşa'nın ölümünden sonra yazılan bu şiir çok bilinen bir şiirdir. Yine de bu ne sürat der gibi yakın tarihli "cönk"e benzer bir arşiv defterinde rastlamak şaşırtıcı oldu. Cönkte bu şiirin yazıldığı sayfada bir doğuma düşülen tarih dolayısıyla şiirin deftere kaydı için de aşağı-yukarı aynı tarihleri verebiliriz. 17 Şubat 1786'ya tekabül eden bu tarih Halil Hamid Paşa'nın idamından sonraki ilk yıl içinde bu şiirin epey yayıldığını da gösterir. Şiirin çevriyazısını veriyorum:


Kâtib-i İstavraki Farmason-ı bed-neseb
Sadrı telvîs etdiğiçün mûcib oldu zillete
Hâ’in-i dîn ü şerî‘at olduğun îmâ edüp
Geldi Paskalya gününde başı bâb-ı devlete

Yorumlar