DİVAN SİCİLLERİ NE ALEMDE? MÜHİMME, AHKAM, ŞİKAYET, TAHRİR, RUZNAMÇE, ŞERİYE SİCİLİ DEFTERLERİNİN AKIBETİ NE OLACAK

Osmanlıca eğitimi şayiası etrafında koparılan gürültüye kurban gitmemesi gereken hususları sıra ile yazmam lazım:
Öncelikle;
Bu devlet Osmanlı devlet geleneğini tevarüs etme iddiasındadır. “Yok, efendim, Cumhuriyet 1923 yılında kuruldu biz öncesini tanımayız” demeyin sakın. Danıştay’ın, Sayıştay’ın, Emniyet’in, Tapu-Kadastro’nun, PTT’nin vs. kuruluşları resmi devlet töreni ile kutlandıklarında kaçıncı kuruluş yıllarının kutlandığına dikkat edersek bu itiraz yerle bir olur. Ordumuz daha da ileri giderek Kara Kuvvetleri’nin kuruluşunu MÖ. 209 senesine dayandırmaktadır. Bu devlet o zamandan beri müstakil, hür bir devlettir. Böyle olunca köklerinin dayanağı kayıtların olması da kaçınılmazdır.
Osmanlı devri için en önemli kayıtlar Osmanlı Arşivi’nde saklanmaktadır. O devrin Divan-ı Hümayun (Bakanlar Kurulu) tutanakları diyebileceğimiz Mühimme Defterleri bu kayıtların en önemlilerindendir. Peki, tevarüs ettiğimiz devletin bu kayıtları hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz. Diğer bir deyişle; “Bu topraklardaki mevcudiyetimizin asli sebeplerini muhtevi bu defterlerde ne yazdığını, ne kararlar alındığını bilebiliyor muyuz?”. Bugünkü meclisimizin tutanakları olmasa elimizde ne kanun kalır, ne mevzuat. “Demokratik, Parlamenter bir Hukuk Devleti” olma iddiasında isek bu hukuki metinlerin herkese açık ve kullanılabilir olması lazımdır.
Gelelim yeniden Mühimme Defterleri’ne… Osmanlı Arşivi Rehberi’ne göre bu defterlerden 420 kadarı arşivimizdedir. Prof. Erhan Afyoncu’nun Mart 2014 tarihinde hazırladığı listeye göre şimdiye kadar bunlardan sadece 111 tanesi araştırılmış, incelenmiş ve halk ile birlikte devletimizin hizmetine sunulmuştur. Geriye kalanları ne haldedir öyleyse… Tamamen bu halk ve devlet için meçhuldür. Yarın birgün geçmişten gelen bir ihtilafın halledilmesi için bu defterlere müracaat edilmesi gerekse teker teker sayfa çevirip kayıt aranacaktır. Hâlbuki bu aksaklığa meydan vermeden şimdiye kadar bu defterlerin kılcal damarlarının bile kamuoyuna sunulması gerekirdi… Sadece onlar mı? Çok sayıda “Ahkam Defteri” “Şeriye Sicili” gibi defter serilerinin muhtevaları, tez olarak çalışılanları hariç devletin ve milletin meçhulüdür.
Osmanlıca eğitim ile bu aksaklık ve eksikliklerimizin kısa vadede halledilmesi amaçlanmadığına göre, bu hususun çözümü için acilen bir eylem planı ortaya konmalıdır. Bundan ötesi beni ilgilendirmiyor…
Bu bilgi çağında bilgi kaynaklarına sahip değilsen sen hiçbir şey değilsindir. İsteyen seni istediği yere çekip götürür…

Yorumlar