BOĞAZİÇİNDE VE SOKAKLARDA KADIN-ERKEK KARIŞIK DÜĞÜN OLUR MU HİÇ!


Sinan ÇULUK

Üçüncü Selim devrinde de kadın erkek karışık sokaklarda düğün bahanesiyle eğleniliyormuş. Buna kafası bozulan sadrazam bu takriri ile padişaha durumun uygunsuzluğunu anlatıp sokaklarda kadın erkek karışık düğün eğlencesi yapılmasının yasaklanması ve halkın düğünlerini evlerinde yapması için ferman istiyor.

METİN:

Şevketlü kerametlü mehabetlü kudretlü veliyyinimetim efendim Padişahım
Geçen sene nâsa mucib-i inbisât olmak içün Boğaziçi’nde bazı düğünlere ruhsat irae olunmuşidi. Düğün demek velime içün veyahut hıtanlarda [sünnet düğünlerinde] bir iki gün izhar-ı sûr u sürûr iken zamane halkı mücerred icrâ-yı mezâklarîçün bazı meydanlarda bir hafta ve belki on gün düğün edip erkek ve nisvân mahlûtan gûnâgûn fezâhate ibtidâr etmeleri ile neticesi mel’abeye çıkup “emr-i ma’rûf nehy-i ani’l-münker” farizasına riayet lâzimeden olmakdan naşi el-hâletü hâzihi irâde-i şâhâneleri buyurulur ise velime veyahut hıtan edenler kendi hanelerinde edip sene-i sabıka misillü mesire ve meydanlarda düğün etmemeleriçün beyaz üzerine ferman-ı ali ısdarıyla bostancı başı ağa kullarına tenbih olunmak emr-i savâb göründüğü malum-ı alileri buyuruldukta ferman şevketlü kerametlü mehabetlü kudretlü veliyyinimetim efendim Padişahım hazretlerinindir.

[Sadrazamın bu takriri üzerine Üçüncü Selim’in eliyle yazdığı hatt-ı hümayun]
Takrir mûcebince ferman ısdar olunsun. Bu makule zabt u rabta dair hususlara dikkat edilsin.



SADELEŞTİRME:

Geçen sene halkın gönlünü ferahlandırmak için Boğaziçi’nde bazı düğünlere izin verilmişti. Düğün demek, düğün ziyafeti veyahut sünnet düğünlerinde bir iki gün sevincini göstermektir. Buna rağmen zamane halkı zevkleri için bazı meydanlarda bir hafta on gün düğün edip kadın-erkek karışık, çeşit çeşit rezalete giriştiklerinden işin sonu eğlenceye varmaktadır. “İyiliği emretme, kötülükten sakındırma” farzına uymak gerektiğinden padişahın dileği olursa düğün yapanlar kendi evlerinde düğün edip geçen seneki gibi mesire ve meydanlarda düğün yapılmaması için ferman çıkartılarak bostancıbaşının uyarılması uygun görüldüğü padişahımızın bilgisine sunulduğunda, gereği padişahımıza aittir.

Üçüncü Selim’in hattı;
Sadrazamın talebini dile getirdiği takrir doğrultusunda ferman çıkarılsın. Bu gibi zabt u rabta dair hususlara dikkat edilsin.

Yorumlar