ZUHUR-I KASIRGA



Bugünlerde İstanbul'da dolu, hortum, yağmur gibi meteorolojik hareketler sıklıkla karşımıza çıkar oldu. Geçtiğimiz günlerde de Tuzla'da bir hortum oluşmuş ve hatırı sayılır bir korku uyandırmıştı. Halbuki bu gibi hava olayları eski kayıtlarda da çok rastlanılan hadiselerdendir. Naima Tarihi'nin III. cildinde 3 Eylül 1639 senesinde öğleden sonra İstanbul'da ortaya çıkan bir hortumdan bahsedilir. Naima buna kasırga dese de olayın seyrinin ana hatlarından bir hortumu tasvir etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Fındıkzade Odabaşı taraflarında Macuncu Hamamı'nın arkasından beliren bu hortum hamamın camekanlı kısmının üzerindeki kurşun örtüyü sökmüştür. Millet Caddesi açılırken bir kısmı yola giden ve günümüzde mevcut olmayan Fındıkzade Meydanı'ndaki Nuri Dede Mescidi'nin üzerinden geçmiştir. Hasar verip vermediği belirtilmez. Biraz güneyde yer alan ancak bunun arsası üzerinden de Millet Caddesi geçtiği için günümüzde bulunmayan Molla Gürani Camii'nin kubbe kurşunlarını söküp atar. Buradan Murat Paşa Camii'ne geldiğinde ortadan kaybolur. Kubbelerin kurşun örtülerini kaldırıp atacak kadar güçlü bir hortum muhakkaktır ki aradaki binalara da çok hasar vermiştir ancak nakledilmeye değer bulunmaz. Fındıkzade'den Aksaray'a kadar süren bu hortum macerasını sizlere naklediyorum.

METİN

Cumadelula'nın beşinci günü vakt-i zuhurdan sonra İstanbul'da bir kasırga peyda olup Macuncu Hamamı ardından gelüp yoldan tarafa camekan üzerinden kurşunları koparup Nuri Dede Mescidi üzerinden geçüp Monla Gürani Camii'nin üzerinden kurşununu koparup Murad Paşa Camii'ne varınca kaldı.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT