AHMED SAFİ'NİN İMHA ETTİĞİ "İSTANBUL REHBERİ" ADLI ESERİ

SİNAN ÇULUK

Son devrin önemli yazarlarından Ahmed Safi Efendi pek bilinmeyen bir şahsiyettir. Bu zatın hazırlayıp “Sefinetü's-Safi” adını verdiği eseri “Kırk Ambar” tabir edilebilecek yoğunlukta malzeme ile yüklüdür. Her konuda kalem oynattığı bu eser, 
yazma 18 cilt halinde bulunduğu İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Enstitüsü’ndan kaybolmuş, Allah'tan daha önceden mikrofilmi alındığı için günümüzde çoğaltılan nüshalarından ibare okunmaya çalışılırken aşağıdaki bahse rastlanılmıştır.


Yarım Kalan “İstanbul Rehberi”

METİN:

İstanbul hakkında ecnebilerin ellerinde bulunan yalan yanlış yazılmış rehberlerden müstağni olmak ve vatanıma bir hizmet-i müftehirede bulunmak üzere bundan takriben kırk sene evvel (Rehnümâ-yı Kostantiniyye) namıyla yazmak arzusunda bulunduğum bir kitabı Abdülhamid-i Sani’nin icra ettiği envâ’-ı mezâlimden nâşî bi’z-zarûre yazmak arzusundan sarf-ı nazar eyledim: çünkü nefy olmak ve mahv edilmek var idi. Bu gibi nefy ve mahv hususları pek çok vukû’ bulurdu. Bu misillü kötü kötü haller devam etmekte olduğu sırada kitabın kısm-ı azamını teşkil eden yazıları bazı muhibbânımın ihtârıyla gaz tenekeleri içinde ocakta yaktım. Bu kitabın kıymetini Türklerin bilmeyeceğini bildiğim halde yazmağa çalışmış idim. Bilir misin ne zahmetler çektim. Ne emekler sarf ettim. Ne kadar makberler taharri eyledim. Bu kitabın vücûda gelmesi için otuz küsur Osmanlı altını harc ettim. Hepsi hebâ oldu. Bu kitabın bir sahifesi Türkçe karşıki sahifesi Fransızca olup her bir mahallenin hududuyla beraber o mahallede ne gibi şeyler bulunduğunu gerek Bizans meşâhirinden gerek e’âzım-ı ümmetten kimler medfûn olduklarını elde edilebilen terceme-i halleri yazılarak ve makberleri gösterilerek o mahallenin ufacık bir haritası oraya rabt olunacak ve o harita kitabın sonundaki İstanbul’un umum haritasına konulacak idi. Avrupa’dan İstanbul’u ziyarete gelen her bir seyyah bu rehnüma kitabından bir kıt’asını mübayaaya mecbur olurdu. Kitabı iki Frank’a Avrupa şehirlerinde satar, bir hayli menâfi’-i maddiye de elde ederdim. Hayfâ ki ikmâline muvaffak olamadım. 


(İlave) Bu rehnümâ kitabı esâsen iki kısma münkasam olup bir kısmı şehrin ibtidâ-yı inşâ ve tesisinden Osmanlıların fethine kadar, diğer kısmı hîn-i fetihten zamanımıza kadardır. Bir insan evinin her tarafını, köşesini, bucağını bilmek iktizâ etmez mi? Elimize kalan bir miktar cüz’î memleketlerin ahvâlini bilemiyoruz. Bari İstanbul’u olsun tanımak lazım gelmez mi? Ey Türk Gençleri sizden rica ederim: böyle bir kitap yazınız!! Kendiniz de halk da istifade etsin. Tevfik Allahu Teala’dandır.

Ez’afü’l-İbâd
Ahmed Safi
Camiü’l-Hurûf

7 Rebiülevvel 1341
28 Teşrinievvel [Eylül] 1338-1922
______________________________________________________


Evrak-ı perişanımı karıştırmakta iken bu rehnüma kitabının aslına ait olup devr-i Hamid’de yaktığım evraktan her nasılsa görülemeyip bakiye kalmış iki adet eksik ve nakıs varaka ele geçti. Onun üzerine bu kitap hatıra geldi. Âhh eyledim, her ne ise, fevt olan şeye teessüf beyhudedir, bu kitaba raci olmak üzere hatırıma gelen bazı şeyleri yazdım azizim. (minne)




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT