EDEPSÜZLÜK



Sinan ÇULUK



Bugün Başbakan ile Barolar Birliği Başkanı arasında yaşanan tatsız hadisenin benzerleri de geçmişte yaşanmış ve tarihte yerini almıştır. Devlet adamları arasındaki sert tartışmalar bazen karşılıklı hançer çekmeye kadar da varabilmiştir. Sadrazam Hadım Süleyman Paşa ile ikinci vezir Hüsrev Paşa, Divan-ı Hümayun'da hem de Kanuni Sultan Süleyman huzurunda birbirlerine hakaret etmiş, bazı kaynaklara göre Hüsrev Paşa hançerini bile çekmiştir. Huzurunda geçen bu "edepsüzlüğü" affetmeyen padişah, sadrazam ve ikinci vezirini azletmiştir. Hüsrev Paşa, Lütfi Paşa'nın "Tevarih-i Al-i Osman" adlı eserinde belirttiğine göre bu olaydan sonra on yedi gün yememiş, içmemiş, bir nevi açlık grevinden sonra vefat etmiştir. Lütfi Paşa bu cansıkıcı hadiseden "edepsüzlük" olarak bahsetmeseydi bu gün olanlardan dolayı hiç aklıma gelmezdi.

Gördük, yine tarih tekerrür etti. Bir farkla ki o gün padişah tarafından sadrazam ve ikinci vezir azledilmişti, bugün Cumhurbaşkanı, Sadrazamın peşine takılıp divandan ayrıldı.

Metin:

"ve tarihin dokuz yüz elli ikisinde Süleyman Paşa ve Hüsrev Paşa padişah-ı alempenah huzurunda bazı husustan ötürü na-makul ve na-seza kelimatlar idüp gayetle edebsüzlük ettiklerinden özürü padişah-ı zaman dahi hayli bi-huzur olup ikisin dahi vezaretten azl eyledi.


 
  Ve vezaretten Hüsrev Paşa ayrılmağın vesvese-i bi-faide galebe edip evinde mütemekkin olup dururdu.

Hikayet ederler ki bir gün ata binmek kasdın edip adamları önüne at getirdiler. Ol dahi ayağın üzengüye koduğu halde dört canibine nazar edip vezarette iken cemi' alem halkı hürmet ve izzet edip ata bindiğine hürmet ettiklerin fikr edip ve kendinin ol fahir libaslarına ve altun üsküflerle kulları ve nökerleri hatırına gelüp ol halde anlardan az kimesne yanında bulunup evvelki hali ve ahvali görmeyüp şimdi ben bu hal ile ata binmekten ise ölmek yeğdir. Bari kimesne beni bu halde görmesün deyüp ayağın üzengüden çeküp andan sonra heman sahib-firaş olup vezaretten azl olduğunun gussası canına ve ciğerine kâr edip mualece içün nice etibbalar getürdüp bazı eşribe ve ilaç kasdın ettiklerinde siz bana kasd edersiz bana zehir yedirmek istersiz deyü gönlüne vesvese-i şeytani galebe edip kimesneye itimad ve itikad etmeyüp âhirü'l-ömr on yedi gün mikdarı yemek yemeyüp ve su içmeyüp bu hali üzerine dünyadan hasret ile gitti." 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT