OSMANLI ARŞİVİ ENSTİTÜSÜ ACİLEN KURULMALIDIR


Sinan ÇULUK


Ömrünü laklak ile geçirmek sadece leyleklere mahsus değil. Bu ülkeye düşünce kuruluşu mu lazım, hemen tahsisat-ı mestureden veya vergiden düşürmek için şirketlerin bağışlarından nemalanan oluşumlar tezgahlanır. Her ne hikmetse bu adamlar Hoca’nın fıkrasındaki hindi gibi kerameti kendinden menkul düşünen adamlar oluyor da bizler fikirlerinden istifade edemediğimiz gibi ne düşündüklerini dahi bilemiyoruz.

Dışişleri Bakanlığı bünyesinde de SAM (Stratejik Araştırmalar Merkezi) adlı bir birim mevcuttur. Bunların internet sayfasında iki-üç sene önce yayınlar kısmında tek yayın olarak Bağdat Salnamesi görülüyordu. Bugün bu sayfaya girdiğimde kaldırıldığını farkettim. Ne bir rapor, ne de bir çalışmaları mevcut. Araştırdığınız saha neresidir ey devletlüler. Bir çıtlatıverin de nasiplenelim…

Temelleri çok önceden atılıp maalesef 27 Mayıs darbesinden sonra görücüye çıkarılan “Devrim” adı verilen yerli arabaya benzin konması unutuldu! Biz 50 sene sonra hâlâ kendi arabamızı yapmak için rapor üstüne rapor, fizibilite üstüne fizibilite hazırlıyoruz. Makas açıldıkça açılıyor ve bizim bu endüstriyel kategoriye dahil olmamız imkansız hale geliyor.

Aynı durumu Arşiv Enstitüsü için de vaki görüyorum. Yıllar öncesinde tasarlanıp bir türlü faaliyete geçirilemeyen bu enstitü BOP zamanında da faaliyetini sürdüremeyecekse yazıklar olsun. Binası, dersliklerinden öğretim üyeleri odalarına hatta X-RAY cihazlarına kadar hazır olan bu Arşiv Enstitüsü’nü hayata geçirmek için ne bekleniliyor. İrade kimde, neden zuhur etmiyor? Yoksa Türkiye'nin kendi devlet geleneğinden gelen bilgilere (Osmanlı Arşivi'ne) birileri ipotek mi koyuyor?

Yoksa “Devrim”e benzin koymayı unutanların ahfadı, buraya da engel olmak için faaliyetini halen sürdürüyor mu?



http://sam.gov.tr/tr

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prof. Dr. SURAIYA FAROQHI İLE MÜLAKAT