DERSİM



Şemseddin Sami'nin Kamusü'l-Alam adlı ansiklopedik eserinden DERSİM maddesinin çeviriyazısını naklettim. Bu yazıyı yorumsuz sunuyorum. Yorum sayılmaz da merakımı belirteyim, acaba Tunceli'nin ismi Dersim'e çevrilecekse burası neresi olacaktır.



 Anadolu ile Kürdistan arasında bir küçük hıtta olup, Mamuretülaziz Vilayeti’ne mülhak bir sancak teşkil ediyor. 38° 40´ ile 39° 37´ arz-ı şimâlî ve 36° 7´ ile 37° 58´ tûl-ı şarkî aralarında mümted olup, cenûben ve garben Harput Sancağı’yla, şimâlen Erzurum Vilayeti’yle, şarkan dahi yine Erzurum ve Diyarbekir vilayetleriyle muhât olup, (Muzur) [Şemseddin Sami, Munzur yerine Muzur olarak kullanıyor] Dağı’nın cenûbî eteklerinden ibâretdir. Fırat-ı Garbî ve nâm-ı diğerle Karasu Muzur Dağı’nın şimâlî eteklerinden dolaşarak, sancağın hudûd-ı garbiyesini ayırdığı gibi Fırat-ı şarkî ve nâm-ı diğerle Murad Nehri dahi hudûd-ı cenûbiyesini teşkil ederek, bu iki nehir Dersim’in garb-ı cenûbî köşesinde birleşirler. Murad Nehri nâbiʽlerinden (Beri Suyu) ve Dersim Çayı dahi sancağın içinden geçerek Murad Nehri’ne dökülürler. Bu vechile Dersim heman her tarafdan nehir mecralarıyla ve dağ sırtlarıyla ayrılmış olup, dağlık ve sarp bir yer olmağla, öteden beri bazı aşayir-i ekradın cevelangahı hükmünde kalmışdır. Bu sebebe mebnidir ki mukaddema Erzurum Vilayeti’ne mülhak ehemmiyetsiz bir yer iken, badehu ayrıca bir vilayet ittihaz olunmuş ve ancak memul olan netice istihsal olunamadığından ahîren sancak suretine çevrilip, Mamuretülaziz Vilayeti’ne ilhak olunmuşdur. Merkezi (Hozat) karyesi olarak, merkez ile Ovacık, Çemişkezek, Çarsancak, Mazgird, Kuzucan, Kızılkilise ve Pah isimleriyle 8 kazaya münkasem ve cemʽan 533 karyeyi câmiʽdir. Misâha-i sathiyyesi 13460 murabbaʽ kilometreden yani 14116300 dönümden ibaret olup, bundan 8187000 dönümü nâ-kâbil-i zirâʽat dağlık ve taşlık, 5219000 dönümü mezrûʽ, 560000 dönümü merʽâ, 150000 dönümü dahi ormandır. Ahalisi 63430 kişiden ibaret olup, 43260’ı Türk, 12000’i Kürd ki cemʽan 55260’ı İslam ve 8170’i Ermeni olarak, Ermenilerin 610’u protestandır. Dağlarda sakin olan Kürdler kışın yer altında bir takım kulübelerde ve yazın açıkda yaşarlar. Yukarıdaki taksimden dahi anlaşıldığı üzere, arazisinin ekseri gayr-ı kâbil-i ziraat olup, ahalinin çoğu dahi çobanlıkla geçinirler. Çarşılı ve pazarlı kasabası olmayıp, ahalinin muhtaç oldukları cüzi mensucat ve saireyi bazı seyyar satıcılar gezdirirler. Maahaza Kürd karıları oldukça makbul kilim ve halı imal ederler. Mahsulat-ı arziyyesi buğday, arpa, nohud, fasulye, tütün ve saireden ibaret olup, ihtiyacat-ı mahalliyeye kifayet ediyor. Hayli bal, balmumu, kereste ve odun ile ağnam mahsulatından deri, yün, keçi kılı ve saire dahi çıkar. Ancak yolların fıkdanı ve kışın şiddet ve imtidadı fazla-i mahsûlatın ihracına ve bir gûne ticaret icrasına dahi mani olur. Derûn-ı livâda 6 medrese ile 9 İslam ve 8 Ermeni sıbyan mektebi mevcuttur.




Yorumlar